Türk Toyları

Aşağıda künyesini verdiğim makalemde Türk Toylarının (toplantılarının) bir tasnifini yapmaya çalışmıştım. İnternet ortamına sizler için en kısa zamanda aktaracağım. Fırsatı olanlar aktarabilirse sevinirim. (Miri malıdır)

Arslan Küçükyıldız, Kutlu Güçler-Türk Milletinin Kutlu Güç Kaynakları, Yesevi Aylık Sevgi Dergisi, Y. 5, S. 50, Şubat 1998, Sf. 16-18

Yine Güney Türkistan (Afganistan) Türklerinden Şair Ergeş Uçkun’u incelerken anlattığı bazı toylar da dikkatimizi çekmişti (Ergeş Uçkun’la ilgili olarak hazırladığımız Çapandaz adlı kitabımıza müracaat). Kısaca arz etmem gerekirse;

Fethi gedikli’den naklen: Şairin çocukluğundan naklettiği bir anıya bakalım. Ergeş yedi yaşına girince pazar yerini görmek için düzenlenmiş görkemli bir törenle pazar toyuna gitmiş. Orada yediği helva için o şunları söylüyor: “Helvaların hepsi kendi mahallemizden idi. Kesinlikle söylenebilir ki dünyanın hiçbir yerinde biz yapmasak yoktur onlar gibisi. Batıda her türlü silah ve mühimmat var ama bizim helvamızı bilmezler. Eğer bilseler derhal savaşı bırakıp helva pişirmeye başlarlar.”
Uzun zamandan beri ve bugün batılıların verdiği isimle maalesef Orta Asya dediğimiz Türkistan ve eski Horasan toylar ve merasimler yurdudur. Bunlardan biri de ad verme merasimidir. Çocuk doğduğunda zuhur eden hadiselerden adını alır. Çölde doğan Çöllübay, gece doğan Tanibay, babasının koyunu bine ulaşan Minli ve buna benzer sürüye kurt dalsa Börübay vesaire vesaire olup gider. Yağmurdan, buluttan, taş baltaya kadar her türlü isim almak mümkündür.

Burada Ergeş Uçkun’un anlattığı toy denen düğün ve merasimlerin sadece isimlerini kaydetmek bile ilginç olabilir. Evliliğe kadar yapılan merasimler başta adlandırma merasimi olmak üzere ona kadar çıkmaktadır: bunlar sırasıyla doğumun beşinci gecesinde mahalleye verilen ziyafet, bebeğin tırnağı kesilecek kadar olduğunda kadınlar arasında tertiplenen toy, çocuğun saçının büyüyüp yüzüne düşecek olduğunda yine kadınlar arasında düzenlenen saç kesme merasimi, beşik toyu, çocuğu kurdun ağzından geçirme ve çenesine kurt kemiği veya dişi takma merasimi, dört yol töreni, sünnet düğünü, Kuran toyu, yol töresidir. Evlenme merasiminden sonra hacca gitmeye kudreti yetenler hac merasimi ve altmış dört yaşına erişenler peygamber efendimizle yaştaş olmanın şerefine peygamber toyu yaparlar. Törenler kişinin sadece sağlığında yapılmazlar; ölümle başlayan cenaze töreninin ardından ölünün evinde üçüncü günde, kırkıncı günde, yıl geçince aşlar pişer ve komşulara ikram edilir. Ergeş Uçkun’un şiirleri kadar, kendi çocukluğunu anlattığı ve bizi bir masallar diyarına götüren bu kısım da son derece ilginçtir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: